Bozcaada

 

 

“Tanrı; insanlar uzun ömürlü olsun diye Bozcaada’yı yaratmış” demiş Herodot, haksız da sayılmaz hani, öyle güzel bir ada Bozcaada dedikleri memleket.

Bozcaada

Kaz Dağları ve Assos’da kamp yaptıktan sonra rotamızın son noktası olan Bozcaada’ya ulaşmak için Assos’tan Ezine Çanakkale istikametini takip ederek Geyikli İskele’sine ulaştık. Adaya ulaşmak için Geyikli’den yarım saatte bir kalkan feribot ile adaya doğru yola koyulduk. Eğer Bozcaada’ya araba ile gitmeyi planlıyorsanız önceden gidiş dönüş feribot rezervasyonunuzu yaptırmanız gerekiyor motorla gidiyorsanız öyle bir ihtiyacınız yok. 🙂 Fakat şunu belirtmekte fayda var eğer hafta sonu tatili için Bozcaada’ya gidiyorsanız arabayla gitmeniz demek İstanbul trafiğini adanın dar yollarında çekmeyi göze almış olmalısınız. Ada girişinde adanın dört bir yanına giden dolmuşlar, taksiler ve sizi otelinize ücretsiz olarak taşıyan Bozcaada Belediyesi’nin servislerinden yararlanma imkanınız var. Eğer biraz daha adanın her yerini karış karış gezip, girilmedik delik bırakmak istemiyorsanız  günlüğü 20 liradan bisiklet, motor veya atv kiralama yapabileceğiniz bolca işletme var.

Bozcaada’da Konaklama;

Bozcaada’da konaklamak için bir çok alternatif bulunuyor. Merkezde bir çok otel, apart, pansiyon alternatiflerinin yanısıra adanın iç taraflarında bağ evleri gibi seçenekleri de bulunmakta. Ada içerisinde bir adet özel işletmeli Kamp alanı bulunuyor fakat ücretsiz kamp yapmak istiyorsanız işletme olmayan tüm koylarda kamp kurabilirsiniz. Beylik Koyu’ndaki batık geminin gölgesi en çok önerilen ve kampçıların tercih ettiği yer fakat burada’da jandarma ile sorun yaşamamak için çadırlarınızı gündüz toplamanız gerekiyor. Beylik Koyu gibi bir yerde kamp yapacak iseniz alışverişinizi merkezden yapmanız gerekiyor zira yakınlarda herhangi bir işletme yok.

Biz Bozcaada’ya gelmeden önce konaklama için merkezde iskeleye çok yakın bir konumda bulunan Apollon Hotel’den rezervasyon yaptık. Yaptığımız araştırmalarda en uygun olarak bulduğumuz otel Apollon olunca ilk önce ya merkeze çok uzak ya da harabe bir yer beklerken şanslıydık ki beklentilerimizin üstünde çıktı. Gargara Kamp deneyiminden sonra otel personelinin güler yüzü ve misafirperverliği beş yıldızlı lüks otel konforu yaşattı. 🙂

Bozcaada Apollon Otel

Adanın dar ve parke taşlı yokuşlarında motosikletlerimiz yüklü vaziyette gitmek zor olsa da otele kısa sürede vardık. Adaya vardığımız ilk gün akşamüstü keyfini çıkarmak için eşyalarımızı otele attığımız gibi kendimizi adanın sokaklarına attık.

Bozcaada’da Yeme-İçme;

Bozcaada

Bozcaada

Kıyı Meyhaneleri

Çay Bahçesi

Bozcaada’ya gitmeden önce en büyük korkularımızdan bir tanesi adanın gereğinden pahalı olduğu söylentileriydi fakat gittiğimizde kısa bir keşif turundan sonra her bütçeye ve damak zevkine uygun seçenekler olduğunu gördük. Adaya gitmeden önce bulursak gideriz dediğimiz Kafa Dergi’sinin Bozcaada’da bulunan Kafa Cafe’sini hemen merkezde bulunca ilk durağımız burası oldu. Fiyatları adada bulunan bir çok mekana göre uygun olsa da bizi şaşırtan şekilde boştu, ilk gece burada bir şeyler atıştırdıktan sonra keşife devam ettik. Bozcaada merkezinde Ada Pide Salonu ve Şükrü Usta Ev Yemekleri yemeğin yanında kova ile ekmek veren halk dostu işletmelerin başını çekiyorlar. 🙂 Bunun yanısıra balık ekmek, pizza, kokoreç gibi ayaküstü lezzetlerde adada bolca mevcut durumda.

Yemek için favori olarak Şükrü Usta ve Ada Pide‘yi önerebiliriz.

Yazının bundan sonraki kısmı Bozcaada’ya gidip rakı balık yapmadan dönmeyecekler için devam ediyor. Bozcaada’nın hemen hemen her yerinde tavernalar ve meyhaneler bulunuyor. İlk önce önyargılı olarak deniz kenarında bulunan mekanların iç tarafta olan mekanlara göre pahalı olduğunu düşünebilirsiniz, bizde öyle düşünüyorduk fakat fiyatlar hemen hemen her yerde aynı nerede oturacağınız ise size kalmış. Rum mahallesinde bulunan tavernalar yan yana bitişik nizamda iskele meydanında bulunan mekanlarda ise biraz daha ferah oturma imkanını bulabilirsiniz.

Gece için tercihi meyhane değilde daha haraketli mekanlar olanlar için ise adada alternatifler bulunmaktadır. Kalenin sol tarafında bulunan mekanlarda canlı müzik, konser, 90’lar gecesi 🙂 gibi etkinliklere katılabilirler.

Şarap üretimi ile meşhur olan Bozcaada’da bir çok fabrika bulunmakta. Markaların kendi yerlerinde cuzi miktar ücret ödeyerek şarap tadımlarına katılabilir ve yine ucuz fiyatlar ile şarap alabilirsiniz. Bilinen markalar dışında kendi ürettikleri şarapları sunan butik tadım restoranlarını da bulmanız mümkün.

Bozcaada

Ayrıca Bozcaada’da reçel sevenler içinde bir çok seçenek mevcut ve tabi kurabiye canavarları için ise ada adeta bir cennet. Ada merkezinde bulunan tarihi çiçek fırınına girip kendinizi kaybedebilirsiniz.

Ada merkezindeki çay bahçesi ise gün içinde çınar ağaçları altında dinlenip ucuza çay içebileceğiniz mükemmel bir alternatif.

Bozcaada’da Gezilecek Yerler; 

Eğer yaz sezonunda gidiyorsanız Bozcaada’da denize girmek için Ege’nin tertemiz berrak sularında yüzebileceğiniz bir çok koy bulunuyor.

Akvaryum Koyu: Bozcaadanın en ünlü koylarından olan Akvaryum Koyu ilk bakışta içinden çıkmak istemeyeceğiniz berraklıkta suyun üstünden onlarca deniz canlısını görebileceğiniz bir koy fakat suyun içerisinde durabilmek için soğuğa direncinizin yüksek olması gerekiyor. Akvaryum Koyu’nda ve yakınlarında herhangi bir  işletme yok bu yüzden yiyecek içecek tercihe göre sandalye ve şemsiyenizi yanınızda götürmeniz gerekiyor.

Bozcaada
Akvaryum Koyu

Ayazma Plajı: Bozcaada’da altın sarısı kumsalı ile ünlü olan Ayazma Plajı adada işletme bulunan ender plajlardan bu yüzden özellikle hafta sonları ayazma plajına kalabalıklar dolup taşıyor plajda işletmenin şezlong ve şemsiyesini kiralayabilirsiniz. Biz kendi sandalyelerimiz ile gittiğimiz için işletmeye 1TL ile çalışan duş ücreti hariç bir ücret ödemedik.

Bozcaada
Ayazma Plajı

Habbale Koyu: İki kısımdan oluşan Habbele Koyu’nun bir kısmı özel işletme diğer kısmı ise ücretsiz halk plajı olarak hizmet veriyor temiz ve sakin bir alternatif.

Beylik Koyu: Meşhur batık geminin bulunduğu koy olan Beylik Koyu’nda herhangi bir işletme bulunmuyor kumsal olan koy diğer koylara nazaran biraz daha kalabalık, koyun en büyük avantajı geminin gölgesi.

Bozcaada
Beylik Koyu / Batık Gemi

Poyraz Liman, Çapraz Mevki, Tuz Burnu Plajı: Adanın doğu kısmında kalan ve sahiller diğer plajlara göre biraz rüzgarlı fakat suyu adanın diğer bölgelerine göre daha sıcak olan plajlar.

Bozcaada
Sağırın Bahçesi

Sağırın Bahçesi; Son gün keşfettiğimiz Sağırın Bahçesi, Tuz Burnu Plajı civarında bulunan ufak bir sahil, sahilin hemen yanında özel bir işletme bulunmakta. Sağırın Bahçesi’ne yoldan girdiğinizde sola doğru yönelirseniz evin bahçe duvarından sarkan ağaçların altında kendinize gölgelik bir oturma alanı bulabilirsiniz. Adada denize girdiğimiz süre boyunca en uzun süre suyun içerisinde burada durabildik suyun ısısı diğer koylara nazaran biraz daha iyiydi.

Koyların hemen hemen hepsinde giyinme kabini ve tuvalet bulunuyor, Ayazma Plajı dışında hiç birinde duş bulunmuyor.

Polente Feneri (Gün Batımı):Ada’nın en batı tarafında bulunan rüzgar güllerinin ve deniz fenerinin bulunduğu tepe Bozcaada’nın en romantik anlarını yaşayabileceğiniz bir yer. Merkezden aldığınız bir şişe şarap, biraz peynir ve üzüm eşliğinde gün batımını izlemek, adanın olmazsa olmaz denilebilecek özelliklerinden bir tanesi.

Bozcaada
Polente Feneri / Gün Batımı

Bozcaada

Polente Feneri / Gün BatımıBunu yapmasaydık olmazdı…..

Bozcaada
Polente Feneri / Gün Batımı

Bozcaada Kalesi: Adanın Kuzeydoğu (ada merkezinde) burnu üzerinde kurulmuş olan kalenin ilk önce kimler tarafından yapıldığı belli değildir. Venedik. Ceneviz ve Bizans’lılar döneminde kullanılan kale, Çanakkale Boğazının önemi nedeniyle Fatih Sultan Mehmet tarafından onarımı yapılarak kullanılmış sonrasında ise Kanuni Sultan Süleyman ve II. Mahmut tarafından onarılarak ihtiyaçlara göre geliştirilmiştir. Gün içerisinde bu tarihi kaleyi gezebilirsiniz.

Bozcaada Kalesi

Bozcaada Kalesi

Geziyi planlarken üç gün yeterli diye düşünürken, son anda Saroz tarafına gitme planımızı bize iptal ettirecek kadar güzel olan Bozcaada’ya başka mevsimlerde tekrar tekrar gelmeyi hayal ederek motorlarımıza binerek hüzünlü bir şekilde adadan ayrıldık. Dönüş yolunda son olarak Truva’yı gezdikten sonra Bandırma’dan feribota binerek İstanbul’un keşmekeşliği içerisinde metropol yaşantılarımızda kaybolmaya doğru motorlarımızı sürdük.

Çanakkale
Truva
Dönüş Yolu / Lapseki

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir