Yalova Çınarcık Kampı

Havaların ısınması ile kanımız daha bir fokur fokur kaynar oldu, sezonun ilk kampı için bu hafta sonu yollara düştük.

Bu hafta sonu yapacağımız kampın öncesi tam bir belirsizlikler silsilesiydi, aslında yola çıktığımızda bile bilmiyorduk nereye kamp atacağımızı çıkmıştık sadece Gemlik – Yalova arasında bir sahil kenarında kamp yapmak vardı kafamızda tam olarak bir konum yoktu.

İlk planımız Yedi Göller’di fakat hava tahminlerinden dolayı son anda kararsızlığa düştük keyif için yaptığımız bir etkinliği çileye dönüştürmenin bir manası olmadığına karar verip hem yakın, hem yağmursuz bir bölge arayışına girdik ve kafamızda Gemlik ile Yalova arasında sahil şeridinde bir yerlere gitmeye dair planımız oluştu.

Hazırlıklarımız tamamlandıktan sonra 04.06.2016 cumartesi sabahı saat 9’da İstanbul’dan tekeri döndürdük.

Cumartesi günü sabah iş trafiğini atlattığımız için E-5 açık ve akıcı olduğundan İstabul’dan çıkışımız gayet rahattı,  planımız Eskihisar’dan Topçular’a feribot ile geçmek olduğu için  bu istikamette E-5’i tercih ettik. Küçükyalı civarında toplaşan bir motorcu grubu yola çıkmak için hazırlanıyordu, aynı grup ile Eskihisar girişinde karşılaştık.

Grup ile aynı feribota biniyoruz ve karşımıza şöyle güzel bir şey çıkıyor. Motosiklete gönül vermiş bu güzel köpek. 🙂

Feribotta kahvaltımızı edip çayımızı içtikten sonra karşılaştığımız grup ile muhabbet etmeye başladık, MotorDelisi etkinliği olarak Çınarcık’a kamp yapmaya gidiyorlarmış bizi de davet ettiler, zaten kafamızda herhangi bir yer olmadığı için kabul edip gruba dahil olduk.

Grup Çınarcık’da Hasan Baba diye bir mesire alanı ile anlaşmış mekana gittiğimizde kahvaltı hazırdı.

Kahvaltı’dan sonra yavaş yavaş çadırları kurmaya başladık, çadır yeri olarak diğer çadırlardan biraz daha yukarıda hakim tepe olarak adlandırdığım alana çadırımızı kurduk.

Çadırlar kurulup herkes yerleştikten sonra denize karpuz kabuğunu düşürmek için yola çıktık.

Su çivi gibiydi, biraz yüzüp biraz güneşlendikten sonra akşam yemeği için kamp alanına dönüş yaptık.

Yemekten sonra havanın kararması ile kamp ateşi yakılıp klasik olan ateş başında hararetli muhabbetler başlıyor.

Birçoğumuz için kampı keyifli yapan doğa içinde olmak insanların kalabalıklığından, gürültüsünden bir nebze olsun uzaklaşabilmektir, eğer sizde bu şartlar altında kamptan keyif alıyorsanız kamp yeri seçiminizi mesire alanı yapmayın biz bunu acı bir tecrübe ile yaşadık. Sabah kuş sesleri ile uyanmayı beklerken arabadan son ses müzik açıp dans eden piknikçilerin sesi ile uyanmak bütün tadımızı kaçırdı, sanırım kampın en tatsız keyfimizi kaçıran şeyi bu oldu, onun haricinde tanıştığımız insanların sıcak kanlılığı, arkadaşlığı son derece muhteşemdi.

Malum zaman kısıtlı olduğu için hafta sonuna sığdırdığımız bu kamptan kahvaltımızı edip çadırlarımızı topladıktan sonra yavaş yavaş toparlanarak yola koyulmaya hazırlandık.

Dönüş yoluna üç motor ile çıktık grubun geri kalanı ile vedalaşıp kamp alanından ayrılarak sağ salim İstanbul’a evlerimize vardık.

Biraz fotoğraf;

Facebook Yorum

This article has 2 Comments

    1. Merhaba, bizim kamp yaptığımız yer biraz daha iç tarafa doğru ormanın içindeydi fakat sahilde de kamp yapacak yerler bulabilmeniz mümkün.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir