Riva

İstanbul’da yaşayanların iyi bildiği bir yerden bahsedeceğim bugün Riva’dan…

Antik adı Rhebas olan günümüzde Beykoz’a bağlı, İstanbulun gözde fakat gerekli ilgiyi göremeyip köhne kalan kıyı mahallesinden.

Yıl 2015 ilk bahar ayları askerdeyim, akşam serinliğinde ranzada uzanmış kulaklıkta Yaşar Kurt’tan Ah Mamu çalıyor, “ahh mamu, mamu, mamu tut beni kuş olayım mamu. Bir kanadımda güneş, bir kanadımda rüzgar mamu.” derken özgürlük hayalleri başlıyor, motora atlayıp yollara düşmek istiyor insan ama gidebildiği tek yer kışla yemekhanesinden öteye olmuyor tabi.

Yıl 2016 Şubat ayı askerlik çoktan bitmiş ve o gün geliyor yeni motoruma kavuşuyorum.

Yıl 2016 Mart ayı ilk ROTA Riva’ya…

Tarih 5 Mart 2016 sabah 8:30’da buluşma yerimiz olan otobanda ikinci köprü yolunda ilk üst geçidin altında bekliyorum.

Saat 08:45 sularında buluşup iki motor arka arkaya başlıyoruz ufaktan ufaktan gazlamaya.

İlk molamızı kahvaltı etmek için riva deresi üzerinde kurulu bulunan piknik yerlerinden birinde yapıyoruz, malum sezon açılmadığı için zaten çok fazla bir alternatifimiz olmadığı için açık bulduğumuz ilk yere girip tostların yanında çayımızı yudumluyoruz.

Kahvaltımızı ettikten sonra tekrar yola çıkıyoruz ve Riva’ya varıp hazır sessiz sedasız kimsecikler yokken kafamızı dinleyip, denizin ve doğanın tadını çıkarıyoruz ve yakın bir tarihte daha kalabalık gelmek için sözleşiyoruz, tabi bunları yaparken zaman zaman fonda bir parça çalıyor, “ahh mamu, mamu, mamu tut beni kuş olayım mamu. Bir kanadımda güneş, bir kanadımda rüzgar mamu.”

Fotoğraflar;

Facebook Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir